sebahat's profilesebahat's spacePhotosBlogListsMore ![]() | Help |
sebahat's space |
||||||||||||||||
|
|
Thanks for visiting!
March 26 sirriSeni düşünmek güzel şey, ümitli şey,
Dünyanın en güzel sesinden En güzel şarkıyı dinlemek gibi birşey... Fakat artık ümit yetmiyor bana, Ben artık şarkı dinlemek değil, Şarkı söylemek istiyorum Artık gitme demeyeceğim, zaten iyice hazırsın bu sefer.
Herşeyi yanında götür; anılarımızı, umutlarımızı, sevgimi de al belki lâzım olur. Tek kelime etmesem diyorum, ama etmeliyim, sana bilmediğin bir şeyden bahsetmeliyim; kendimden. Evet, onca zaman tanıdığını sandığın benden. Hırçın yanımı gördün daha çok, oysa öyle uysal bir çocukmuşum ki. Neydi beni zaman zaman hoyrat yapan? Sanırım, düşünmedin. Birini ayrı tutsam da renklerin hepsini sevdim, mevsimleri de. Aslında çok şey var sevdiğim, kavgalar ve savaşlar dışında bir de niye olursa olsun vedalaşma anları, İsterdim ki uyumlu halimi yaşasaydın daima ama bana hep vurgun saatlerinde geldin, ya da sen vurdun. Uzaklara bakardım uysal çocukluğumda içimde dolmayan derin boşluğumla, denizden gelecek bir gemi bekledim durdum, sonra yıldızlara baktım yıllarca ve sen sandığım bir yıldıza. Kadınlar, erkekler, çocuklar ve şehirler tanıdım, çoğunu da sevdim. Aşklarım da oldu, hem de uğruna ölebileceğim aşklar, ama en çok seni sevdim Ve şimdi gidiyorsun, evet git içimdeki melek sana dua edecek. Sanırım kahrolmayacağım bu veda sahnesine - senin baban öldü mü? Bu gidiş ölümden beter olamaz. Hangisi doğru bilmiyorum, Seni uğurlayıp öylece kalmak mı? Yoksa, benim uyumamı bekleyip gitmen, benim de sensiz sabaha uyanmam mı? Bence şimdi git, hayır gitme! Yani git de önce üstümü ört, ben uzanayım şöyle, ışığı kapat ve git. Hayır hayır gitme! Yani git de ışığı yak git, ben karanlıktan korkuyorum da! Hem sensizlik hem karanlık bu kadarı fazla. Üstümü de örtme bu şevkat de fazla, ışıkların hepsi açık olsun. İçim burkuluyor sen nasıl gidersen git. Dur, burayı iyi dinle; birkez daha söylüyorum ve son kez. Seni seviyorum. Sen giderken ben içimden haykıracağım 'kusursuz bir aşktı bu' diye. Kusursuz bir aşktı benim sana büyüttüğüm sen ne yaşadın bilmiyorum... Yine de tanıdı gönlüm yaşadı Bir kusursuz aşk büyüttüm sana pişman değilim Her akşam vaktinde bu gönül üzülür Hüzünle dolar seni düşünür Şimdi çok uzakta kimbilir neredesin Geri dön ya da dönme ben sendeyim Seni seviyorum
kılıksız, dilenci bir bahar şarkilar söylerken kapida seni seviyorum kumrulara bulandı sabah taç yapraklarından yorganının altında ineceği istasyonu şaşırdı kalbim bir sessiz film kahramanı kadar tuhaf menekşe yüklü batık bir gemi buğulu bir senfoni eriyen karadanadam seni seviyorum günlerdir ağaç kovuklarında arıyorum ellerini yok ki martılara serpiyorum bulduğum pırlantaları gözleri yok ki... acı bir tirad benekli hayat ışığı süzsem tortusu yok ki. Seni düşünürüm
anamın kokusu gelir burnuma dünya güzeli anamın. Binmişin atlıkarıncasına içimdeki bayramın fır dönersin eteklerinle saçların uçuşur bir yitirip bir bulurum al al olmuş yüzünü. Sebebi ne seni bir bıçak yarası gibi hatırlamamın sen böyle uzakken senin sesini duyup yerimden fırlamamın sebebi ne? Diz çöküp bakarım ellerine ellerine dokunmak isterim dokunamam arkasındasın camın. Ben bir şaşkın seyircisiyim gülüm alacakaranlığımda oynadığım dramın Hani bir sevgilin vardı
Yedi-sekiz sene önce Dün yolda rasladım Sevindi beni görünce Sokakta ayaküstü Konuştuk ordan-burdan Evlenmiş, çocukları olmuş Bir kız, bir oğlan Seni sordu Hiç değişmedi dedim. Bildiğin gibi Anlıyordu Mesutmuş, kocasını seviyormuş. Kendilerininmiş evleri.. Bir suçlu gibi ezik Sana selam söyledi Bir gece habersiz bize gel
Merdivenler gıcırdamasın Öyle yorgunum ki hiç sorma Sen halimden anlarsın Sabahlara kadar oturup konuşalım Kimse duymasın Mavi bir gökyüzümüz olsun kanatlarımız Dokunarak uçalım. İnsanlardan buz gibi soğudum, İşte yalnız sen varsın Öyle halsizim ki hiç sorma Anlarsın Değişir rüzgarın yönü,
Solar ansızın yapraklar; Şaşırır yolunu denizde gemi, Boşuna bir liman arar. Gülüşü bir yabancının, Çalmıştır senden sevdiğini; İçinde biriken zehir, Sadece kendini öldürecektir; Ölümdür yaşanan tek başına Aşk iki kişiliktir. Bir anı bile kalmamıştır Geceler boyu sevişmelerden Binlerce yıl uzaklardadır Binlerce kez dokunduğun ten Yazabileceğin şiirler Hani bir sevgilin vardı
Yedi-sekiz sene önce Dün yolda rasladım Sevindi beni görünce Sokakta ayaküstü Konuştuk ordan-burdan Evlenmiş, çocukları olmuş Bir kız, bir oğlan Seni sordu Hiç değişmedi dedim. Bildiğin gibi Anlıyordu Mesutmuş, kocasını seviyormuş. Kendilerininmiş evleri.. Bir suçlu gibi ezik Sana selam söyledi. Bilmezler yalnız yaşamayanlar Nasıl korku verir sessizlik insana Insan nasıl konuşur kendisiyle Nasıl koşar aynalara Bir cana hasret Bilmezler Nasıl da istemiştim
savaşa gitmeden sevgilimle evlenmeyi ama nereden bilebilirdim ki silahın demirine çarpıp saklandığım yeri belli edeceğini parmağımdaki yüzüğün Şemsiye yapımcıları
ıslanmaktan tek kişiyi koruyacak genişlikte kesince kumaşları yağmur değil yalnızlıktır yağan Daha da hüzünlendirir her gece kentin sokaklarını bekçinin nefesiyle düdüğün içinde dönen nohut taneciğinin yalnızlığı Ne çok sevinirim bilseniz bir yılan mezarıma girerde göğüs kafesimin kemikleri içinde kış uykusuna yatarsa sirri poemssirri isimi Özledim Seni ayrılık yüreğimi karıncalandırıyor nicedir.
|
|||||||||||||||
|
No list items have been added yet.
|
|
|